1. Edebiyat Tarihi nedir?Tarih ile Edebiyat ile nasıl bir ilişkisi vardır?
2. Türk Edebiyatı’nın kaç bölümde incelenir ? yazınız.
3. Türk Destanları nelerdir? Örnekler yazınız.
4. Sagu nedir? Türk Halk şiirindeki karşılığı nedir?
5. Göktürk Yazıtlarının özelliği nedir? Ne zaman kimler adına dikilmiştir?
6. Doğal destan ve Yapma destan arasındaki fark nedir?
7. İslâmiyetin etkisiyle yazılan eserlerin adını ve kimin tarafından yazıldığını belirtiniz.
8. Aşağıdaki cümlede isim cinsinden (ismin halleri, aitlik eki almış )sözcükleri inceleyiniz.
2007–2008 Eğitim Öğretim Yılı 1. Dönemi
İSTANBUL’U DİNLİYORUM
İstanbul’ u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
İstanbul’ u dinliyorum, gözlerim kapalı.
ATATÜRK LİSESİ 2006–2007 ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ 2. DÖNEM 2. YAZILI SORULARIDIR.
2006-2007 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 60. YIL ANADOLU LİSESİ LİSE II. SINIFLAR ( FM) DİL VE ANLATIM DERSİ SINAVI SORULARIDIR
………….
Konya’nın doğusundaki Bozdağ’da arazi aracımızla ilerliyorduk. Şoförümüz Hasan, kendi köyünde eski insanların kayıklarını bağladıkları demir halkalardan bahsediyordu. Bunun bir efsane olduğunu düşündüm. Ancak bozkırın kuru ve net havasında Bozdağ’dan Konya Ovası’nı saran sahil şeridi kalıntılarını gördüğümde, burada eskiden bir göl olduğunu anladım. Demir halkalar gerçek olabilirdi.
Bugün ise ova kuru. Zamanla değişen iklim şartları sonucu göl silinmiş,ormanlar azalmış, bitki örtüsü farklılaşmış. Bütün bu değişimi mesken edindiği tepelerden yüzündeki acı gülümseme ve kalp kırıklığı ile seyreden bir hayvan vardı: Anadolu yaban koyunu.
Yaban koyunlarının silüetleriyle işlenmiş bozkır,kendi doğal dengesi içerisinde değişirken insan daha sık görülür oldu. İnsanlar kurumuş göl yataklarındaki ovaları sürerek doğal yapıyı yok ettiler. Tarıma uygun olmayan yamaçlar ve tepeler otlatmak için evcil koyunlara açılınca arazi çoraklaştı. Evcil koyunlar, otlakları büyüme ve çoğalmaya fırsat vermeden koparıp yiyorlardı. Bir süre sonra yaban koyunlarına rakip oldular.
Yaban koyunlarını insanlar yasak olmasına rağmen aşırı şekilde avladı.Konya’nın kırk kilometre doğusundaki Bozdağ’da 1966 yılına gelindiğinde sadece 30-40 civarında yaban koyunu kaldı.
O dönemde Orman Bakanlığı bünyesindeki Milli Parklar,Avcılık ve Eğitim Dairesi Başkanlığı doğa koruma faaliyetlerinden sorumluydu. Daireye bağlı Avcılık ve Balıkçılık Şubesi’nin müdürü Nihat Turan ilk koruma faaliyetlerine başladı. Sahada ilk sayımlar ve durum tespiti yapıldı. Bölge yaban hayatı koruma sahası olarak ayrıldı. Tansu Gürpınar “ Çalışmalara katılan yönetici ekibin tamamı eskiden avcılık yapmış kişilerdi. Dünyaya hayvanların gözüyle bakmayı biliyorlardı. Avcılıktan gelen birikimlerini koruma çalışmalarında kullandılar ve başardılar.”diye anlatıyor. Mustafa Akıncıoğlu’da çalışmalarında pek çok bilim adamıyla görüştüklerini söyledi.
Çalışmalar sonuç verdi ve 2000 yılında yaban koyunlarının sayısı binlerle ifade edilmeye başlandı. Uluslar arası Av ve Yaban Hayatı Koruma Konseyi yıllar süren çalışmalar sonucu Bozdağ’da ulaşılan bu başarıdan dolayı 2002 yılı Edmond Blanc Ödülü’nü Türkiye’ye verdi.
Aykut İNCE( Atlas Dergisi)
Soru 1. Yukarıdaki metne bir başlık bulunuz. ( 5 puan )
Soru 2. Metindeki iletişim öğelerini bulup ,gösteriniz. ( Gönderici,alıcı,ileti,kanal) ( 10 puan)
Soru 3. Metinden dolaylı ve doğrudan anlatıma bir örnek gösteriniz. ( 10 puan )
Soru 4. Metinden nesnel ve öznel anlatıma bir örnek gösteriniz. ( 10 puan )
Soru 5. Şart ve karşılaştırma anlamları içeren birer cümle yazınız. ( 5 puan)
Soru 6. Aşağıdaki cümleler arasında en çok sınırlandırılmış konu hangisidir? Gösteriniz. ( 5 puan)
* Fransa’da azınlıklar özgürlük istedi. * Özgürlük * On yıllık kürek mahkumluğundan sonra Jan Val Jan özgür kaldı.